Saturday, January 20, 2007

hepimiz???

bu kan kokan, dunden beri yagmuruyla sokaklardaki vahseti silmeye, bertaraf etmeye calisan istanbul havasi, nasil da icine icine vuruyor insanin. aptalligini icine sindirememis, tek vucut olmayi haykiran zihniyetler, hem bu kalles ve insaniyetten uzak katlin olabildigince siyasi yanini gormeye calisiyor - yok provokasyon icin, yok amerikan senatosunda bilmemne mevzuunun bahis konusu edildigi gunlere denk dusuruldugu icin yapildi, bu oyuna gelmeyelim vs. - ve hrant'i da hic olmak istemedigi kadar siyasetin dibine vurmaya cabaliyorlar. gazetelerin internet sayfalarinda yapilan yorumlar, devlet erkaninin yaptigi aciklamalar zaten hep bu eksende. kimileri yorumlarda "neden hepimiz ermeni olalim, elhamdurullah turkuz, muslumaniz" diyerek daha ne oldugunun bile farkina varmamis basiretsiz ve basit alayciligiyla hic bir seyi kendine dert edinememe tutkusunu dillendirirken, televizyonda bini bir para etmeyen, bu kokusmus ve tiksinc T.C. sisteminin alayli adamlari, komplo teorileriyle o katili bugune yetistiren egilimin bayragini gostere gostere bu meseleyi irdeliyor.
irdelemeyin kardesim. bu olay tabi ki de hicbir turlu siyasi bir mecraya donusturulemeyecek kadar agir ve insanin o gordugu kanla, insaniyeti namina kurmasi gereken iliski sebebiyle kanini donduruyor. iste benim gordugum, hissettigim tek sey bu. dusunme ve dile getirme hakkini en insani bicimde yureginde tasiyan bir hrant'in, o aglayan, kendime cok benzettigim masumiyet halinde yuzustu birakilan ya da ustune yurunen insan olarak oldurulmesi agirima giden. hem kendini gazeteci sanan, hem de dusunsel baglamda bir seyler iddia edebildigini sanan bunca gereksiz ve topluma faturasi cok agir gelen, tonla tutucu, kohne, zevzek ve dusunmekten uzak ozne - mutlakiyet altinda kendini ezdiren ozne kavramini kullaniyorum - yerine bu memleket ve dunya icin cok daha gerekli bir "insan" olarak, okudugum her yazisinda, izledigim her konusmasinda, yolda gordugumde bile bu kadar yurekten, vicdanli, acik sozlulugunu vicdanina sigdiramadigi sessizlik ve yanlislara bagladigim, bir insanin nasil bi kadar ustune gidilebilir, bu insanla yuregine naisl yurek konulamaz, anlayamazdim. ama nasilsa bu politik cikmazlar ve kolektif paylasimlarin postunun yeterince ciktigi bir cagda, bu igrenc ve hicbir turlu icinde yasamak istemedigim su T.C. konjonkturunde, zaten birseyler soylemek yetersizdi. hep talep etmek, kendini savunmak, sorgulamak, sorgulatmak, anlamayanlarin sundugu ve dayattigi bu caresizlige aglamak, o Mesih gununu beklemek, kurtulusu yavan da olsa dilemekti bize dusen. hrant dink belli kereler candan ruh kardesimdi. sadece bu kez hic de normalde dusunmedigim Turklugumden utanarak optum kendisini; Halaskargazi'de gordugum kahve-kadife takiminin yanindan suzulen o berrak kaninin biraz ilerisinde ayni zehirli caresizlige aglarken.

Friday, January 19, 2007

soyu tukenir mi travestilerin de acaba?

tum ayriksi gibi duran ama tavir olarak ayni soyun kardesi olan post-yapisalci teorilerin kaba ideolojisinin bize ogrettigi sekliyle, ne nesnelerle iliskimizi ne de oznelerle yakaladigimiz durumsalliklarimizi birer ozluk bildirgesiyle kurariz. ki bunlar bize hayatin her alanindaki fragmantasyonu gittikce tepikler bir halde, politik olarak hem sorunsallar hem de acmazlar dizisi sunar. kimlikler, tuketim mallari, farkli insanlar icin farkli hobiler, vb. gittikce birbirinden uzaklasarak kendi benligini kurmaya calisan, ama boylelikle de kendi durdugu insani ortakligi kaybeden bireyler yaratiyor sanirim.

iste bu olusumda, canimi sikan sey turkiye'nin yurtdisinda da yayin yapan en onemli yayin mecralarindan biri olan sabah gazetesinin, "Robokop Travesti Avinda" gibi bir baslik atarak, kolonyal donemin mutlakiyetci dilini sahiplenip, kendi icine alamadigi, travesti olarak kodladigi, ve ancak da boyle kodlayarak algilayabildigi sahislar uzerine birseyler yazmaya calismasi. Genelkultur icerisinde alisik bir hal alan bir olgu olarak, kent icinde av yapilabilecek insanlarin, toplum disina ittigimiz, anormal olarak kodladiklarimiza denk dusecegini bildigimizden, bu soylem aslinda hic de yabanci degil. Dilencilere, kapkaccilara, uyusturucu saticilarina duzenlenmesine alisik oldugumuz av sendromunun, her firsatta seks emekcisi travestilere de yoneltildigini biliyoruz. kendilerine hem cinsel yonelimleri, vucutlari, hem de seks emekleri uzerinden kurulmaya calisan baski, biz toplu nufusa bedenin, cinsel hazzin ve de cinsel birlesmenin nasil normal oldugunu belletmekte, tam da bu normalin disinda duran cezbedici unsurlari avlayarak, cumle aleme cumlenin ne oldugunu gostererek basarili oluyor.

http://arsiv.sabah.com.tr/2007/01/18/gun120.html

onur

Thursday, January 18, 2007

simdi de burdamiyizzzz

daha gunleri kovalarken, yarinlar bugun olmussss