Thursday, April 5, 2007

ve sonra tuttum emel'i kolundan

soludugum havanin nemli olmasi yetmezmis gibi, seninle kurdugumuz su kucuk masal kasabasi da gun gectikce daha sıkıcı olmaya başladı. gecen zaman her turlu tozlanmaya sebep olurken (bkz. hem insanların doğumlarından beri tek gerçek malvarlıkları olan düşlerini saklamak için kullandıkları o kafa artığı kılların, hem de yaşlıları kasaba dünyası ile iletiştiren gözlüklerin camları üstüne tonla beyaz attırmış Zeus, oğlu Ares ile birlikte), beraberinde "kasaba halkı ile iyi mi yaptık, yoksa kötü mü?" şeklinde yargı sorularına verelebilecek türden cevapları da alüvyal şeklinde taşıyıp depoluyor. Bu cevapları hangi politika bilimcisi cevaplama yetisindedir bilinmez, çünkü kasabamızda henüz politika yapabilecek hale geldik mi bundan da emin değilim emel'im. ne de olsa politika, farklı arzu ve ilgilerin meydanda çakışmasından medyana gelir ki kasaba henüz böyle bir çakışmaya hazır değil biliyorsun.
mesela şu etrafında halkalarla (aura değil biliyorum salak!) bilgisayarda kuklan olan halklar gibi değil ki kasaba, vur toprağa toplansın meydanda...
sen bence otur biraz caetano veloso dinle

3 comments:

gizzem said...

emel sevgilinmi

Anonymous said...

Kızın abazası hiç çekilmiyor... Yüzdüğünüz sularda boğulmayın,boğmayın.Yazılanlardan tek çıkarabildiğin adamın sevgilisinin olup olmadığının merakı mı? Anlamadığım nokta sevgilisi yoksa yazacan mı? Onu da belirtseydin.Yazı iyi. Kötü olsa bile sahip olduğu bir ruhu var,ona emek harcanmış.Yazıya yorum yapman gerekirken kamuya kendini tanıtan yorum yazmışsın...Okudum ve kustum.

Anonymous said...

...